Dramatik Yazarlık Sınavları

Dramatik Yazarlık Sanat Dalı Nedir, Nasıldır?

Dramatik Yazarlık Sanat Dalı bölümlerine öğrenci alımı yetenek sınavı ile gerçekleştiriliyor. İki aşamalı olan yetenek sınavı yazılı ve mülakat sınavı şeklinde yapılmaktadır.  Dramatik Yazarlık Sanat Dalı oyun yazarlığı alanında, devlet tiyatroları ve özel tiyatrolarda dramaturgluk, metin yazarlığı, yönetmenlik alanlarında, sinema-televizyon-radyo ve reklamcılık alanlarında, çeşitli dergi, gazete kuruluşlarında ve yayınevlerinde metin yazarlığı, editörlük, eleştirmenlik, muhabirlik alanlarında ve 2009 yılı itibariyle tüm öğrencilerine sunduğu pedagojik formasyon sayesinde drama öğretmenliği alanında donanımlı öğrenciler yetiştirmekte. Ayrıca bölümler Yüksek Lisans düzeyinde de eğitimini sürdürmektedir. Dramatik Yazarlık Sanat Dalı’nın eğitim sistemi, öğrenci odaklı, araştırma, tartışma, yazma ve eleştiri odaklıdır.

Dramatik Yazarlık Sınavları

Üniversitede dramatik yazarlık eğitimi almak isteyenlerin yalnızca sınava girerek istenen puanı alması yeterli değildir. Birçok güzel sanatlar bölümünde olduğu gibi bu bölümde de özel yetenek sınavları yapılmaktadır. Bu sınavlara hazırlanmak ise kişi için oldukça büyük bir heyecan taşır. Ne yapacağını, neyle karşılaşacağını bilmeyen yazar adayları başlarına gelecekler için önceden hazır olmak istiyorlar. Bazı şehirlerde Dramatik Yazarlık için sınavlara hazırlayan özel kurslar bulunmakta. Bu kurslara katılarak, sizden istenmesi muhtemel şeylere karşı hazırlıklı olarak sınavlara girersiniz. Yaşadığı yerde böyle bir imkana sahip olmayanlar içinse yaptığım araştırma sonucu sınavlara katılan bir arkadaşımızın yazısına denk geldim. Yazının altında belirttiğim linkte bulduğum bu açıklamanın sizler içinde yararlı olacağını düşündüğüm için yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.

Sınavda nasıl bir süreç izler?

Tiyatro oyunculuğu ve ya yazarlıkla uğraşan çoğu insanın aklına ömründe bir defa konservatuarların yetenek sıvalarına girmek gelmiştir. Bende bunlardan biriyim. Buradan daha önce bu sınavlardan birine girmiş biri olarak deneyimlerimden bahsetmek istiyorum; belki bir faydası olur.

İlk önce şunu belirtmek isterim ki; sanat alanında özellikle bir şey yapmak için illa ki okul okumak gibi bir şart yoktur. Uğraşan, didinen herkes alaylı da olsa bu alanlarda gayet başarılı olabilir.

Bana göre eğitim bir kere kavram olarak yanlıştır ve insanlara verilmemesi yanlısıyım. Öğrenim konusunda ise ders sıralarında eskitilen bilginin sadece yüzeysel olduğunu ve kimsenin kimseye bir şey öğretemeyeceğini insanların isterlerse öğrenebileceklerini düşünüyorum. Çünkü; bilgi hayatın içerisindedir, o bilgiye erişmek tamamen kişinin hayatla olan ilişkin içerinde ki mesafeyle ilgili bir konudur.

Kendi adıma bu sınavlardan birine girmemin nedeni; okul ortamlılığı içerinde yazma meselesine daha iyi adapte olmaktan başka bir şey değildi. Açıkçası adaptasyon konusunda sıkıntı çekenler için okul birebir rehabilite alanıdır bana göre. Bir de yazının başına oturmadan insanın aklına bir şey gelmeyebilir ama yazının başına oturunca ila ki yazılacak bir şey bulunuyor.

Bu sınava hazırlanma düşüncesinde olan arkadaşlara ilk tavsiyem: senaryo yazma tekniği kitapları okumalarıdır. Bu alanda da sadece size okuduğum iki kişiyi ve kitaplarını tavsiye edebilirim: Turgut Özakman’ın ve Lajos Egri’nin senaryo yazma tekniği kitapları. Roman ya da senaryo yazma tekniği adı altında yazılan kitapların en büyük yararı size yazacağınız şeyi kolaylaştırmaktan başka hiçbir katkı sunmaz. Genelde türü ne olursa olsun bir edebi ürünün hangi hatlar üzerinden ortaya çıktığı zaten bellidir. Yalnız yazma sürecinde bu metodu kestirememiş her insan başlarda epey sıkıntı çeker ama yazma sürecinde bu bilgiye ulaşmış her insanın artık bu metoda gereksinimi de kalmamıştır. Ama karakter, ana fikir, konu, hikaye gibi edebi ürün içerindeki ayrı ayrı değerlendirilen bir bütünün parçalarında fikir sahibi olursunuz en azından.

Öncelikle bu sınavlarda (Bu üniversiteye ve hocasına göre değişir.) Öyle dehşet bir birikim sahibi olmaya gerek yok. Çünkü sınavlarda genel kültür soruları daha ağırlıklı.

Dramatik yazarlık yetenek sınavları genelde dört aşamadan oluşur.

1) Bir konu üzerine (Atasözü yada deyim de olabilir) bir fikir yazısı.

2) Bir konu üzerine kısa oyun yada diğer adıyla skeç yazmak.

3) Kırk yada elli soruluk genel kültür testi.

4) Mülakat.

Benim girdiğim sınavda;

1. etapta yazı yazmamızı istedikleri; “Her aşk toplumsal bir hikayedir.” İsimli bir konu idi.

2. etapta; “19 yaşında bir erkek ve kız.(sevgili değiller.) erkeğin ertesi gün ameliyat olması gerekiyor. Ama ailesinin ameliyattan dolayı üzülmesini istemediği için haber de vermek istemiyor ve kızdan başka tanıdığı kimsesi yok. Ama kızın ertesi gün yani çocuğun ameliyat olacağı zaman dramatik yazarlık sınavı var.”, işte bu konu üzerinden bir kısa oyun.

Görüyorsunuz ki yukarıda bir bilgi hatası var; çünkü yanında birinci dereceden bir yakının ve imzası yoksa ameliyata giremezsin. Bu durumda yazacağınız oyunun gerçekçi bir oyun olmasına gerek yok, burada önemli olan sizin yapacağınız kurgu ve diyalog yapma yeteneği gibi teknik bazı özellikler.

3. etapta kitap yazarlarından ve isimlerinden tutunda dünyada etki yaratmış bazı liderleri bile çıkabiliyor. Örneğin sorulan bir soruda, Franko, Hitler, Musolini gibi faşist liderlerin isimleri şıklandırılıp şimdi adını hatırlamadığım birkaç isimi de koyup hangisinin faşist olup olmadığını sormuşlardı. Bir başka soruda ise: köy enstitülerinin kuran isimlerini soruyorlardı vs vs.

4. etap mülakatta ise en önemli yan sizin girdiğiniz karşılıklı konuşma esnasında rahat davranmanızdır yoksa bildiğiniz şeyleri bile unutabilirisiniz. Şahsen ben Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar” isimli kitabın karakterlerini bildiğim halde söyleyemedim. Aslında hocalar öyle kafalarına göre soru sormuyorlar, sizin onlara verdiğiniz ben Türk edebiyatı okuyorum sorusundan sonra soruyorlar yani konuşma konuşmayı da açıyor gibi gidiyor.

Bir kere mülakat sınavlarında bir tane kamera da oluyor. Bunun nedeni de herhangi bir hile olmasını önlemek; çünkü bu kayıtlar ta YÖK’e kadar gidiyor bildiğim kadarıyla. İşte hocaların mülakat esnasında size yapacağı herhangi bir adapsız tavrında eğer laf sokarsanız korkmayın; eğer sınavı kazamamışsanız hemen mülakat sınavını şikayet edin ve o sınav incelensin. Şahsen ben gülüp geçenlerden ama sonradan da pişman olanlardanım. Çünkü bu tip adamlar bir kurumdan aldıkları bir erkle sizi orada ezip akıllarınca bir tatminlik yaşıyorlar ya da sizi orada şaşırtarak torpil yaptıkları öğrencilerin sınavlarının görünürde daha iyi geçmesini sağlıyorlar.

Yani bence torpil yüzde yüz kamera olmasına rağmen.

Gerçi sizde bilirsiniz ya da sınavdan önce üniversitelerin internet sitelerinde kaç kişi alınacağı yazar. Benim girdiğim sınavda yetmiş başvuru içerisinden beş kişi alıyorlardı.

Dramatik Yazarlık Sınavlarına Hazırlananlara Öneriler

Dramatik yazarlık dalı net çizgileri olmayan bir alan… Örneğin oyunculuğa hazırlanan birisinin çalışması gerekenler bellidir. Mesela mimik, ses, beden dili, doğaçlama gibi... Yazarlıkta ise durum biraz daha farklıdır. Fakat yine de bazı net şeyler var. Bunlar; yazım kuralları, kurgu yapabilme, hikayeleştirme gibi şeylerdir. Bunların dışında genel bir gözle bakınca, yazarlık dalına kabul edilme süreci adayın tüm birikimini ve ifade edebilme, ortaya koyabilme becerilerini değerlendirir. Yani size Oğuz Atay'ı mutlaka sorarlar diyemem ama Oğuz Atay'ı okuyup edindiğiniz bilinçle yazdığınız metinler mutlaka beğenilecektir diyebilirim. Bu noktadan baktığımızda;

- Günlük gazeteleri ve son 1 yıl içinde dünya gündemini meşkul etmiş olayları takip edip yorumlayabilmek

- Bol Bol okumak, tiyatro okumak, roman ve edebiyat okumak

- Sanat akımları ve çerçeveleri hakkında bilgi sahibi olup sanat üzerine düşüncenizi açık şekilde ifade edebilmek

- Tiyatronun son yüz yılını yorumlayabilmek

- Modernizm hakkında fikir sahibi olup bunu ifade etmek

- Tiyatronun günlük yaşama, siyasete, kişisel alanlara, topluma katkı ve etkisini anlayıp anlatabilmek

gibi şeyler sorulmasa da bu bilinç ve bilgiyle yazılan yazılar öne çıkar. Bunları tiyatronun hayatın bir parçası ve yansıması olduğunu unutmamak ve hayatla birlikte hareket ettiğini kavramak gerekir algısıyla yazdım.

 

Kaynak :

http://muhammetarafat.blogcu.com

Deuforumdan bir konunun düzeltmesi

Okunma 2037 defa Son Düzenlenme Cuma, 21 Ağustos 2015 13:14

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.